UÇUN KUŞLAR, UÇUN ..

18 KUŞ YUVASI, 40 ÜZERİNDE YAVRU KUŞ

Karaoklar Çiftliği’ nde yetişen ürünlerin kimyasal maddelerden, tarım ilaçlarından çok çok uzakta  ve doğal dengesi içinde yetişmelerinin yanı sıra bir sırrı daha var:

O da, kuş sesleri.

Her yerde yuva ve her yerde yavru kuşlar var. İnanılır gibi değil! Domateslerin içinde , biberlerin dalında, kabakların arasında, ceviz hatta yeni diktiğimiz bademlerin dalında. Onların güzel cıvıltıları hem bizim hem de ürünlerimizin temel besin kaynağı oldu.

Kuşların cinsi büyük ihtimalle kanarya. Çünkü yavruları kanaryalar besliyor. Hani bu çok renkli ve kafaları kınalı gibi olan küçük ama güzel öten kuşlardan.

İlk gördüğümüzde çıkıp kontrol ettik etrafı. Çevredeki başka başka ağaçlara baktık. Ama sadece bizde vardı bu küçük misafirler. Çünkü ilaç kokularından tedirgin olan anne kuşlar,  yavruları için ilaç kokusunun hiç olmadığı bizim arazimize gelip sığınmışlar ve yuva yapmışlar.

Şu ana kadar sayabildiğimiz 18 kuş yuvası ve 40’ın üzerinde yavru kuş var.

Evet, çiftliğimizin sadık misafirleri onlar ve onları topraklarımızda ağırlamak büyük bir gurur bizim için. Çünkü bunun bir anlamı var; Karaoklar Çiftliği doğanın ilkelerine uyum gösteriyor ve doğayla birebir iletişimini kurmayı başarıyor demek.

Anne kuşların, anaç iç güdüleri sayesinde 40’tan fazla yavru kuşa taze oksijen dolu bir yaşam alanı sağladığımızı bilmekten daha güzel bir his var mıdır dersiniz?

Doğanın, doğalın özlemini çeken tüm dostlarımızı en kısa sürede çiftliğimizde ağırlayabilmek dileğiyle.

DETAYLAR

SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM ...

Yaşam ...

SÜRDÜRÜLEBİLİR  YAŞAM…

Günümüz de insan davranışlarındaki yeni eğilimin, kimyasal girdi kullanmadan kaliteli, sağlıklı, fit ve uzun yaşam olduğu ve bunun artık toplumun büyük kesimi tarafından da kabul görmeye başladığını görüyoruz. Giderekte yaygınlaşan bu görüş beraberinde organik ve doğal beslenmeyi yani ‘’Organik Tarımı’’ gündelik hayatın ilk sıralarına taşımıştır.

Organik tarımın ortaya çıkışı konusunda her ne kadar farklı görüş ve beklentiler olsa da asıl olan kıt olan doğal kaynakların hızla tükeniyor olmasıdır. Bu anlamda çok eskilerden beri bilinen fakat gündeme pek gelmeyen gerçeklerle yüzleşerek, organik tarım ve toplumsal duyarlılık konusunda kamuoyu acilen bilinçlendirilmesi gerçeğidir. 

Hayatımız boyunca her dersin başında duyabileceğiniz bir söylem ‘’Bireylerin sınırsız ihtiyaçlarını karşılamak için kıt olan kaynakları kullanarak fayda sağlamak’’ ifadesi siyasette, iktisatta her türlü sosyal bilimde sıkça karşımıza çıkmaktadır.  Bu ifade de gerek ihtiyaçlar ve gerekse de kıt kaynaklar hiç değişmemiş olsada, kıt kaynaklar aslında yerini çoktan biyolojik ve kimyasallarla kirletilen anti-doğal ürünlere bırakmıştı. Aslında dünyadaki bütün kaynaklar elbette sınırlıdır ve elbette bilinçsiz, hoyratça tüketildiğinde yok olup gidecektir. İnsanın yaradılışında olan tüketme duygusu, yıllardır ülkemizde ve dünyadaki gelişmelere bakarsak hiç değişmemiş buna karşılık doğal kaynaklar nerdeyse tükenme noktasına gelmiştir.

Benim Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliğinin kuruluş ve üretim felsefesinden anladığım yukarda bahsettiğim gerçeklerden yola çıkarak doğal ürünlerden maksimum fayda minimum kar elde ederek sağlıklı gıda, sağlıklı çevre ve çevre dostu bir çiftlik olma gayretidir. Çünkü inanıyorum ki organik demek daha pahalı gıda değil tam tersine ucuz faydalı ve doğal ürünler olması demektir. Yoksa bu durum elitist insanların yaptığı bir aktivite olmanın ötesine geçemez.  Seçenekler içinde daha fazla sahip olmanın faydası ile daha az sahip olmanın maliyeti arasındaki dengeyi kurarsak doğal ve organik ürünleri tüketmeyi ve faydalarını keşfedetmeyi de öğrenebiliriz.

Yıllar önce doğadan her istendiğinde bulunabilen ve çaba sarf etmeden elde edilebilen ürünler bugün organik olma koşulu ile büyük maliyetlerle elde edilmektedir. Umut ederim ki tıpkı eski günlerde ki gibi tertemiz havayı istediğimizde bilinçsizce solur ve bunun için ek bir çaba/bedel ödemeyiz yada yol kenarındaki bir pınardan kana kana su içebiliriz, sonrada dalından kopardığımız meyvenin tozunu üzerimize silip afiyetle yeriz. Sürdürelebilir bir doğal yaşama ve çevreye kavuşmak umudumuz olsun...

                                                                                                                           İlhan AZTEKİN

                                                                                                                           ilhan@karaoklar.com

DETAYLAR

ÇİFTLİĞİMİZDEN HABERLER

Çifliğimizle ilgili duyuruları; çiftiğimiz resmi web sitesi olan www.karaoklar.com adresinden takip edebilirsiniz. Lütfen hizmetlerimiz ile ilgili görüş ve önerilerinizi bizlere bildiriniz

Tüm Haberleri gör..

27.01.2017

 Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca Yeşildere ve Yeşiloba mahallelerinde yapılan 10 adet sera ve mahallede bulunan diğer seralarda üretilen ürünlerin pazarlanması amacı ile koordinasyon merkezinde üreticiler ve ilgili sivil toplum kuruluşları bir araya geldi.
 

Manisa Büyükşehir Belediyesi DemirciKoordinatörü Kazım Aysan, Ziraat Odası Başkanı Mehmet Karakaya, Meclis Başkanı Gökhan Yıldızel, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü İslam Köse, Ziraat Mühendisi Ali Kaymak, Demirci Muhtarlar Dernek Başkanı Nurullah Emekli, Yeşiloba mahallesi muhtarı Erdoğan Köse, Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği kurucu ve yöneticisi Orhan Aztekin ve tüm seracıların katıldığı toplantıda ürünlerin pazarlaması konusunda çeşitli görüşler ortaya atıldı.Üreticiler seraların ilçemize kazandırılmasını sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e teşekkür ederlerken üreticilerin belini büken pazarlama konusunda bu toplantıyı tertip eden Demirci Koordinatörü Kazım Aysan’a teşekkür ettiler.
Demirci'de Manisa Büyükşehir tarafından 5 dönümlük sera oluşturduğunu ve mevcut seralarında 5 dönümünü açtığını ifade edildi.

Büyükşehir Demirci Koordinatörü Kazım Aysan” Büyükşehir Belediyemiz Kırsal kalkınmaya büyük önem veriyor. Bunun en güzel örneği de Hünnap projesi, Kestane Kanseri ile Mücadele, Mahallelerimizde yapılan 30’un üzerindeki Hayvan İçme suyu göletleri, Ceviz, Badem, Zeytin fidan dağıtımının ardından Seracılık Projesini devreye aldı.Şuanda ana arı dağıtımı ile ilgili üreticilerimiz ile görüşmeler devam ediyor.Demirci merkeze uzaklığı ile her üründe olduğu gibi pazarlama sıkıntısı çektiğini görüyoruz.Seralarda ürünlerin değerlendirilmesi amacı ile üreticilerimiz ve Sivil toplum kuruluşlarımızın katıldığı bu toplantıda beyin fırtınası yaptık.Katılımcıların değerli fikirleri ile tek ürünün üretilmesi kararı çıktı.Tüm seralarda salatalık ekimi yapılacak.Pazarlaması ile ilgili hallerde irtibat kurulmasına karar verdik.Gördes’te devam eden salatalık üretimi ile ilgili üreticilerimizi 30 Ocak 2017 Pazartesi günü Gördes’e götüreceğiz. Ardından Büyükşehir Hal Şube Müdürlüğünün elemanları ile beraber Alaşehir haline inceleme ve araştırma gezisi yapacağız. Üreticilerimizin ürünlerini değerlendirilmesi ve seracılığın ilçemize alternatif geçim kaynağı olarak yer alması için bu tip projelere devam edeceğiz.” Dedi.
 

24.12.2016

21. yüzyıl insanı artık yediklerinin sağlıklı olmadığının farkında. Ancak Türkiye’de organik ürünlere yöneliş hala o kadar fazla değil. Bunun da en önemli nedenlerinden biri organik ürünlerin pahalı olması.

Ekonomik nedenlerle organik ürüne erişimi olmayanların yanında erişimi olsa da bu pahalılığa karşı güvensizlik duyanlar da var.

İLAÇ YERİNE İŞÇİ

Bianet'te yer alan habere göre Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, organik ürünlerin konvansiyonel ürünlere göre daha maliyetli olmasını şu nedenlere dayandırdı:

* Organik tarım yoğun emek istiyor. Yabani ot ilaçları yerine bu otları çapalamak, toplamak için daha sık ve fazla işçiye gerek var. Ot ilaçları yerine işgücüne başvuruluyor.

* Organik girdiler (tohum, tuzaklar, organik mücadele ilaçları, organik gübreler, organik yem vb.) pahalı.

KONTROL, SERTİFİKA, ANALİZ BEDELİ

* Kontrol, sertifikasyon ve analiz bedelleri maliyeti etkiliyor.

* Bazı organik ürünlerde henüz zirai mücadele yöntemleri hem yaygın değil hem de çok maliyetli. Organik mücadele için kullanılan sertifikalı ilaçlar yeterince güçlü ve yeterli olamayabiliyor. Bugün tek bir kelebeğe organik mücadelede çözüm bulamadığı için Beypazarı’nda yıllardır organik tarım yapan üreticiler kavun yetiştiremiyorlar. Yıllar önce ektikleri 40 dönüm kavunu bölgede yaygın olan bir kelebek yüzünden kaybettiler.

TALEP AZ, PAZAR AĞI AZ

* Katma değerli ürünler olarak da adlandırılan salça, un, bisküvi, kuru meyveler, peynir gibi ürünlerde, hem ürünün üretiminde hem de işlenmesi sırasında çifte kontrol, analiz ve sertifikasyon maliyeti oluyor.

* Talebin az oluşu ve pazar ağının/pazarlama alternatiflerinin darlığı maliyeti etkiliyor. Bu nedenle nakliye, depolama gibi lojistik maliyetler, üretici ve aracı firmaların araç ve ekip maliyetleri birim ürün başına yansıdığında yüksek oluyor.

ÜRÜN BEKLİYOR VE BOZULUYOR

* Talebin artışına paralel olarak fiyatlar da düşüyor. Örneğin, konvansiyonel bahçede üretilen mandalina tek seferde toptan satılabilirken, organik ürün üreticisi mandalinasını ağaçta bırakmak veya kısa süreli de olsa depolamak zorunda kalıyor. Bu da depoda ürün bozulması ve kaybı, bahçede ürünün zarara uğraması, don yemesine, kartlaşmasına ve kalitesinin bozulmasına sebep olabiliyor.

* Ayrıca marketlere organik ürün veren bir şirket ticaret hacmi küçük de olsa, pazarlama, nakliye ve muhasebe için eleman çalıştırmak zorunda. Araçlar tam dolmadan ürünleri göndermek durumunda kalan pazarlamacı, yeterli sürüm olmaması nedeniyle bazen şoförün aylık maaş, sigorta ve vergileri gibi masrafları bile ödeyemeyebiliyor.

NAKLİYE YÜKSEK

* Organik pazarlara gelen üreticinin ürününü kamyon yerine daha küçük araçlarla getirmesi, nakliyede birim ürün için daha fazla mazot maliyeti anlamına geliyor. Ayrıca konvansiyonel pazarcı pazar günü satamadığı ürünü ertesi gün satabilse de organik üreticinin satış şansı son derece sınırlı.

DEPOLAMA SORUNU

* Organikte kullanılan bazı yöntemler de fiyatları etkileyebiliyor. Örneğin, organik elmalar konvansiyonel elmalarla birlikte soğuk hava depolarına konulamıyor. Organik elma üreticisi tuttuğu ayrı odayı dolduramazsa, birim ürün başına depolama maliyetleri de artıyor. Bunun yerine iklimlendirme cihazı olmayan geleneksel depoları kullanan üreticiyse büyük oranda ürün kayıpları yaşayabiliyor.

BAŞLANGIÇTA VERİM KAYBI OLUYOR

* Ayrıca üreticiler organik tarıma başladıktan sonra, en az bir yıl, yaşadığı verim kaybına rağmen ilgili yasalar gereği ürünlerini organik veya organiğe geçiş ürünü olarak satamıyor.

* Üretici organik tarıma başladıktan sonra, toprağın suni gübre ve kimyasal tarım ilaçlarından arınarak yeniden sağlıklı hale gelmesi için konvansiyonel tarımda elde ettiği verimle karşılaştırıldığında, 3 ila 10 yıl arasında verim kaybı yaşayabiliyor. Organik ürünlerde verim kaybı iddialarını bu konuda çalışan enstitü ve üniversitelerin uzun vadeli çalışmaları doğrulamasa da birçok üretici profesyonel destek ve danışmanlıktan yoksun kaldığı için verim kayıpları yaşıyor.

* Organik seracılıkta toprak sağlıklı hale gelse de konvansiyonel ile organik arasında verim farkları var. Bu durum, doğal olmayan bir ortamda doğal yetiştiriciliğin yapılmasıyla ilgili. Yapay ortamda sentetik girdiler ve iklimlendirme cihazları gibi teknoloji kullanımları verim farkına daha fazla etki ediyor. Bu nedenle organik seracılıkta konvansiyonel seracılıktan alınan verim yakalanamıyor.

ORGANİK YOĞURT, PEYNİRDE FİYAT FARKI NEDEN DAHA FAZLA?

* Bu farklar hammadde fiyatlarıyla ilgili. Örneğin organik sütü alış fiyatı, konvansiyonele oranla yüzde 50-60 daha yüksek. Bu da organik süt üretiminde yem maliyetinin en az yüzde 30 daha pahalı olmasından kaynaklanıyor. Yoğurt, peynir gibi ürünlerde maliyet farkı, hem süt fiyatına, hem de sütün yoğurt ve peynire dönüşme işlemlerindeki farka dayanıyor. Ayrıca konvansiyonel üretimde büyük miktarları aynı anda nakletmek mümkün olurken, organikte günde 20 ton (normal bir kamyonun kapasitesi) süt üretimi olmadığı için, nakliye maliyeti de iki katına çıkabiliyor.

1 KİLO PEYNİRDE 11 DEĞİL 8 KİLO SÜT

* Öte yandan konvansiyonel üretimde iade ürünler kaşar veya eritme peynir olarak değerlendirilebilirken organik üretimde buna izin verilmiyor. Elbette sertifikasyon maliyeti de unutulmamalı. Bir diğer nedense konvansiyonel ürünlerde kullanılan katkı maddeleriyle daha az sütten daha çok peynir yapılması. Yani bir kg peynirde 11 kg süt yerine 8 kg süt kullanılabiliyor ve bu da fiyatı etkiliyor.

http://odatv.com/organik-urunler-neden-daha-pahali-2312161200.html

24.12.2016

17 Aralık 2016 tarihinde İzgören Akademi tarafından tertip edilen Kayseri Bilgi Festivali (BİFEST) etkinliği hain terör saldırısı nedeniyle ertelenmiştir. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.

24.12.2016

Girişimcilik, iyilik, emek, dürüstlük, bilgi, yurt sevgisi diyerek çıktığımız bu yolda; gelecek nesillere miras bırakacağımız bu çiftliğin devamlılığını sağlamak için doğa sevgisini çocuklarımıza aşılayarak onların bilinçli bir birey olmalarına katkıda bulunmak için çalışıyoruz. 
Biz onlara birşeyler vermeye çalışırken; pırıl pırıl meraklı gözlerle etrafı süzüp, ıslak zemine bırakılan sünger misali, eğitimde anlatılanlarla bütünleşmelerine hayran olmamak elde değildi. Varlıklarıyla bizlere eşlik edip yolumuzda umut filizlenmesine katkıda bulunan bu genç yüreklere sonsuz teşekkür ediyoruz.

16.11.2016

Hünnap, kalorisi düşük olan bir meyvedir. Çok eski zamanlardan beri bilinen bu meyve, eskilerden beri Çin'de alternatif tıp yöntemlerinin bir aracı olarak kullanılmıştır. Çin'de yaygınlaşan hünnapın daha sonra Asya genelindeki ülkelere yayıldığı söylenebilir.

Hünnapın içeriğindeki yüksek besin değerli içerikler sayesinde oldukça iyi bir enerji kaynağı olduğu söylenebilir. Boyut olarak küçük bir meyve olmasına karşın sağlıksal açıdan oldukça etkili bir meyvedir. Hünnapın iç kısmını saran dış kabuğu incedir ve yenilmesi durumunda kolayca sindirilmeye uygundur.

Hünnap, genellikle ham şekilde tüketilmektedir. Hünnap olgunlaştığında kuru üzüm gibi bir görüntü meydana getirir. Ayrıca hünnap içerdiği yüksek miktarlardaki vitaminlerle de bireyler için faydalıdır.

İçeriğinde bulunan C ve A vitaminleri önemlidir. Bunların yanı sıra, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve özellikle de potasyum açısından oldukça zengin bir meyvedir.

Hünnapın Faydaları

Dünya genelinde bilinmesine karşın hünnap, ülkemizde sık rastladığımız bir meyve değildir. Türkiye'de tüketimi düşüktür. Ancak, içeriğinde bulunan yüksek potasyum içeriği bu meyvenin değerli bir besin maddesi olmasını sağlamaktadır. Yüksek potasyum sayesinde kalp sağlığının korunması açısından önemli bir konuda yer alır. Ayrıca, içeriğindeki antioksidan içeriği sayesinde birçok sağlık probleminin giderilmesinde fayda sağlamaktadır.

1.Kanseri Engeller:

İçeriğinde bulunan yüksek antioksidan miktarı sebebiyle kanserli hücrelerin etkisinin azaltılmasında oldukça faydalı bir besindir. Çok eski zamanlardan beri bu özellikleri nedeniyle Çin ve çevresindeki ülkelerde kanser durumlarının engel olduğu için yaygın olarak kullanılmıştır.

2.Kilo Verme:

Hünnap içeriğindeki düşük kalorili besin içeriği sebebiyle kilo vermek isteyen bireyler için önemlidir. Bu düşük kalorili durumu sebebiyle zayıflamak isteyenler için birebir ürün olduğu söylenebilir.

Ayrıca özellikle sporcular için de önemli bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Sporcuların sportif eylemleri sonrası kaybedilen enerjilerinin tekrar sağlanması için antrenmanlar sonrasında tüketilmesi fayda sağlar.

3.Bağışıklığın Desteklenmesi:

İçeriğinde bulunan yüksek miktardaki C ve A vitaminleri ve potasyum sayesinde insanların bağışıklıklarını güçlendirmek açısından önemli bir besin kaynağı olduğunu söyleyebiliriz.

Özellikle de kış mevsiminde meydana gelen öksürük ve soğuk algınlığı gibi problemlerin tedavisi sırasında kullanılabilir. Ve hastalıkların iyileştirilmesinin hızlandırılmasını sağlar.

4.Antioksidan İçeriği:

 

Hünnap oldukça önemli bir antioksidan içeriğe sahiptir denilebilir. Bu yüzden bu antioksidan içeriği sebebiyle meydana gelen birçok hastalığın tedavi edilmesinde kullanılabilmektedir.

Özellikle de karaciğerlerde meydana gelebilen hasarların önlenmesi ve kanserin engellenmesi açısından önemlidir. Serbest radikaller adındaki hücrelerin problemli bir hale gelmesine neden olan durumların önlenmesinde iyi bir defanstır. Metabolizmanın sağlıklı şekilde kalmasına destek olur.

Kaynak : http://yemek.mynet.com/hunnapin-faydalari-nelerdir-1153269

16.11.2016

Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliğinde eğitimler devam ediyor. İsmail HASKARA, Demirci dağlarında, Avusturalya neleri iyi yaptıda başardı anlatıyor. Köylü, çiftçi, profesör hep beraber öğreniyoruz.

HAYAT AMACIMIZ

Daha eğitimli, daha çok okuyan ve üreten bir ülke için çalışıyoruz.

devamı..

HAKKIMIZDA

Aslında her şey 90'lı yıllarda köylere adım atan takım elbiseli, eğitimli satışçıların "bakın bu sizin yetiştirdiğiniz meyve, bu da bizim ilaçlarımızı kullanırsanız elde edeceğiniz meyve" diyerek, devasa hormonlu ürünlerini çiftçilere göstermeleriyle başladı. Bir süre sonra yabancı firmalara bağımlı hale gelen köylü kimyasalsız ve genetiği bozulmuş tohumlar olmadan üretemez duruma düştü. Kanser vakaları inanılmaz arttı. Biz önce, çocuklarımız ekolojik ve temiz gıda yesinler diye KARAOKLAR Çiftliğini kurduk; sonra çevremiz gerçek yumurta, meyve, salçanın lezzetini görüp talep edince çiftliği adım adım büyüttük.

Eğer bir gıdanın üzerinde KARAOKLAR Çiftliği markasını görürseniz, kocaman ve gönülden inanarak sadece çeşmede yıkayın ve çocuğunuza yedirin. O gıdaya kimyasal, şu bu değmediğine söz veririz. Çünkü Logo'da babalarımızın isimleri var.

Ahmet Şerif İZGÖREN”

 

devamı..

FOTO GALERİ